Zamanın değeri ve alacaklar üzerine

Merhaba

Siz değeri nasıl ölçüyorsunuz? Kıtlığa göre mi yoksa o an o ilgili şeyi satmaya kalksanız kaça gider ona göre mi? Arz-talep dengesizliği mi yoksa daha mantıksız, daha duygusal şeylerle mi?

Benim zaman takıntım olduğunu kendimle beraber size de itiraf edeyim. Takıntılıyım. Zamanı nasıl kullandığımız ya da harcamak mı demeli, nasıl geçirdiğimiz üzerine düşünmeyi çok seviyorum. Buradan hareketle bir hikaye anlatacağım.

Sene 2013, kapitalizm tarihi dersi için olmalı ya da politik ekonomiydi tam hatırlayamadım, Boğaziçi Üniversitesi’nde bir seminer var. Kendi alanında çok meşhur bir iktisatçı hoca geliyor: Joel Mokyr. İktisat tarihçisi hocamızı bir sürü hoca izlemeye gelmiş çünkü işini dünyanın farklı yerlerinden yüz kadar araştırmacıyla beraber yürütüyor, arkeologlar da dahil. O sırada çalıştığı konu eşitsizliğin kökenleriydi. Dünya nasıl bu hale geldi, neler oldu da böyle oldu açıklamaya çalışıyor; sağlam bir bilim adamı olarak veriye dayandırmak istiyordu. Kendisi pek saygın olmasının yanında o zamanlar 67 yaşındaydı, şimdi baktım hala yaşıyormuş.

Şimdi asıl konuya girdileri veriyorum:

  • Yale’de hocalık yapmış ödüllü, saygın bir hoca
  • Yaş 67 olduğundan çoğu gitmiş azı kalmış
  • Muhatabı (biz) sümüklü ekonomi öğrencileri, daha lisans 3. sınıf falanız ve İngilizce konuşmamız da öyle süper değil.

Çıktıları veriyorum:

  • Hoca kot tişört, gayet alçak gönüllü, sade ve iyi kalpli biri
  • Şurda 10 yıl ömrüm kalmış zaten her yerde hocalar varken sizinle mi uğraşacağım deyip başka masaya gitmiyor
  • Hayatında belki son defa Istanbul’a gelmiş ama yine de bizimle sohbet edip heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatmaktan çekinmiyor
  • Bizi susturup kendi anlatmıyor.
  • Ben sizin milyon katınız biliyorum zaten burun bize burun kıvırmıyor.

Yani arkadaşlar, koskoca adam “benim zamanım sizden daha değerli” deyip kibirli kibirli takılmıyor. Aslında çelimsiz, ufak tefek bir adam ama karşımızda çınar gibi büyüyor. Birey olarak değer veriyor çünkü bunun ne kadar önemli olduğunu biliyor. Saygı duyuyor.

O zamandan beri birisinin kendi zamanını daha değerli bulup, benim hayatımı/zamanımı çalmaya kalkışmasından nefret ediyorum. Bu güçlü bir duygu, evet, çünkü hepimiz bu anı beraber yaşıyoruz ve ikimiz için de şu an geri gelmeyecek. Bu yüzden ne benim senin zamanını, ne de senin beni zamanımı boşa harcamaya itme gibi bir hakkı olamaz.

Zamanın ve emeğin değerine gelirsek. Diyelim ki ben bir iş üzerinde çalışıyorum ve günde 5 saatim buna gidiyor. Sorun olduğunda muhatabı benim. Stres yaşayacak benim. Zaman kaybedecek, uykusuz kalacak benim. Sen bu zorluklara sadece dolaylı olarak ve ben işin içinden çıkamazsam dahil olacaksın. Diğer yandan başarı bizim olacak çünkü “ben” dili yerine “biz” dili çok moda. Mesala çocuklara grup projesi verdiğimde aralarında en çok çalışanın işin en zor kısmını sitemle “biz yaptık hocam” diye anlatması gibi. Biz yaptık diyeceğiz değil mi? Eşit zaman ayırdık eşit emek verdik öyle mi?

Açıklamak için başka örnek vereyim. Mesela ben yine bir şey yapıyorum ve günde 10 saat uğraşıyorum, 5 günde 50 saat ve karşılığında 5 kuruş. Şimdi A kişisi gelse ve benim 50 saatte yaptığımı 1 saatte yapsa 250 kuruşu almasında sakınca var mı? Asla yok. Neden? Ben 50 saat uğraşıyorum onun 50’de 1’i mi benim emeğimin değeri. E evet? Çok zaman harcamak çok iş yapmak demek değil ki. Burada adil olmayan bir durum nasıl ortaya çıkardı biliyor musun? Alacaklarda 1:50 oran düşerse. Yani ben A kişisinden 50 kat yavaş o işi başarıyorum ve o benim 50 katımdan az almaya razı olması bekleniyor. Bu adil olmazdı. Başka ne adil olmuyor? Mesela şey, ben 50 saat çalışıyorum yine 5 alıyorum, sen hiç değer katmıyorsun ama sen de 5 alıyorsun. Olabiliyor böyle ilişkiler biliyorsunuz. Bizim gibiler kullanılmış hissediyor böyle durumlarda. Haksızlık olduğunu düşünüyor hem de konunun farkındaysanız kendi gelirinin ne olduğuyla alakası yok. Göreli olarak, başkasının hak etmediğini alıyor olmasından mutsuz oluyor. Bu durumda onu korumak için ne yapardınız?

 

 

 

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *